Mayıs 20, 2026

Endometriozis: Kadın sağlığının sessiz çığlığı

Özel Gürlife Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ramazan Bayırlı, toplumda yeterince bilinmeyen ancak milyonlarca kadının yaşam kalitesini etkileyen endometriozis hastalığına dikkat çekti. Bayırlı, “Endometriozis yalnızca adet sancısı değildir; kadın bedenini ve ruhunu etkileyen kronik, sistemik bir hastalıktır.” dedi. Op. Dr. Bayırlı, endometriozisin rahim içini döşeyen dokunun rahim dışında, özellikle yumurtalıklar, karın zarı, bağırsaklar, mesane ve idrar yollarında bulunmasıyla oluştuğunu belirterek, her ay hormonal döngüyle birlikte bu dokuların da kanamaya çalıştığını ancak dışarı atılamayan kanın vücutta iltihap, yapışıklık ve şiddetli ağrıya neden olduğunu ifade etti. Dünya genelinde yaklaşık her 10 kadından birinde görülen endometriozisin çoğu zaman “normal adet sancısı” olarak değerlendirildiğini söyleyen Bayırlı, bu yaklaşımın hastalığın geç teşhis edilmesine yol açtığını kaydetti.

“Tanı Süreci 7-10 Yılı Bulabiliyor”

Endometriozis tanısının genellikle belirtiler başladıktan yıllar sonra konulabildiğini belirten Bayırlı, “Kadınların yaşadığı ağrı çoğu zaman küçümseniyor ya da psikolojik olarak değerlendiriliyor. Oysa endometriozis, yalnızca jinekolojik değil; bağışıklık sistemini, sindirim sistemini, idrar yollarını ve psikolojik sağlığı da etkileyen sistemik bir hastalıktır.” ifadelerini kullandı.

Kısırlıktan Kronik Ağrıya Kadar Birçok Soruna Yol Açabiliyor

Endometriozisli kadınların yaklaşık yüzde 30-50’sinde gebelikle ilgili sorunlar yaşanabildiğini vurgulayan Bayırlı, hastalığın yumurtalık rezervini azaltabildiğini, tüplerde yapışıklıklara neden olabildiğini ve embriyo yerleşimini zorlaştırabildiğini söyledi. Hastalığın en belirgin şikayetlerinden birinin kronik pelvik ağrı olduğunu dile getiren Bayırlı, şu bilgileri verdi: “Bu ağrı sadece adet döneminde değil; cinsel ilişki sırasında, idrar yaparken ya da bağırsak hareketleri esnasında da görülebilir. Uzun süre devam eden ağrı hem fiziksel hem de psikolojik yıpranmaya neden olur.”

Sindirim ve İdrar Yolu Problemleriyle Karışabiliyor

Endometriozisin bağırsaklara yayılması durumunda kabızlık, ishal, şişkinlik ve rektal ağrı gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini belirten Bayırlı, bazı hastalarda bu durumun irritabl bağırsak sendromu ile karıştırıldığını ifade etti. Mesane ve idrar yollarını etkileyen endometriozis vakalarında ise sık idrara çıkma, idrar yaparken ağrı ve hatta idrarda kan görülebileceğini kaydeden Bayırlı, bu durumların zaman zaman idrar yolu enfeksiyonu sanılarak yanlış tedavilere neden olabildiğini söyledi.

“Psikolojik Etkileri de Çok Ağır”

Sürekli ağrı, doğurganlık sorunları ve uzun süren tanı süreçlerinin kadınların psikolojik sağlığını da derinden etkilediğini ifade eden Bayırlı, depresyon, anksiyete ve sosyal izolasyonun endometriozis hastalarında sık görüldüğünü belirtti.

“Kadınlar çoğu zaman sosyal etkinliklerini iptal etmek zorunda kalıyor. Ağrıları nedeniyle anlaşılmadıklarını hissediyorlar. Bu nedenle psikolojik destek de tedavinin önemli bir parçasıdır.” dedi.

Kalp ve Damar Sağlığını da Etkileyebiliyor

Son yıllarda yapılan araştırmaların endometriozisin tüm vücudu etkileyebilen sistemik bir hastalık olduğunu ortaya koyduğunu belirten Bayırlı, kronik iltihabın kalp ve damar sağlığını da olumsuz etkileyebildiğini söyledi. Endometriozisli kadınlarda yüksek tansiyon, kolesterol ve erken menopoz riskinin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Bayırlı, bunun kalp hastalıkları açısından önemli risk oluşturduğunu ifade etti.

Bazı Kanser Türleriyle İlişkili Olabiliyor

Endometriozisin doğrudan kansere neden olmadığını ancak bazı yumurtalık kanseri türleriyle ilişkisinin bilimsel olarak gösterildiğini belirten Bayırlı, özellikle uzun süre tedavisiz kalan çikolata kistlerinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.

“Kadınların Ağrısı Ciddiye Alınmalı”

Endometriozis tedavisinde erken teşhis ve multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çeken Bayırlı, “Kadınların yaşadığı ağrı normalleştirilmemeli. Uzun süren adet ağrıları, sindirim ve idrar problemleri ya da gebe kalma güçlüğü varsa mutlaka uzman desteği alınmalıdır.” dedi. Tedavide ilaçlar, hormon tedavileri ve cerrahi yöntemlerin kullanılabildiğini belirten Bayırlı, beslenme uzmanları, psikologlar ve fizyoterapistlerin de sürece dahil olması gerektiğini ifade etti. Op. Dr. Ramazan Bayırlı sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Endometriozis sessiz ilerleyen ama hayatı yüksek sesle etkileyen bir hastalıktır. Kadınların sesini duymak, ağrılarını ciddiye almak ve doğru zamanda destek olmak hepimizin sorumluluğudur.”