Eskişehir Barosu’ndan Çarpıcı Çocuk Hakları Uyarısı
Özel Röportaj: Seyfullah Solak
Eskişehir Barosu Çocuk Hakları İzleme Komisyonu Başkanı Av. Ayten Balaban, çocuk hakları konusunda Türkiye’de yaşanan ihlallere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Çocukların en temel haklarından birinin beslenme olduğunu vurgulayan Balaban, özellikle okullarda aç gelen çocukların bulunduğuna dikkat çekerek, en büyük sorunun beslenme hakkı olduğunu söyledi.
“En çok ihlal edilen hak beslenme”
Çocuk haklarının barınma, beslenme, eğitim ve oyun hakkı gibi temel başlıklar altında değerlendirildiğini ifade eden Balaban, en büyük sorunun beslenme alanında yaşandığını belirtti.
Balaban, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Çocukların barınma, beslenme, eğitim ve spor yani oyun hakkı gibi temel hakları vardır. Tüm bu haklara baktığımızda en çok ihlal edilen çocuk hakkının beslenme olduğunu söyleyebilirim. Özellikle okullarda günde bir öğün yemek verilmesi projeleri zaman zaman gündeme geliyor ama henüz somut bir adım atılamadı. Hepimiz biliyoruz ki aç gelen ya da beslenme getiremeyen çocuklar var. Bence en önemli sıkıntı beslenme hakkı.”
“Akran zorbalığı artık ciddi bir suç”
Türkiye genelinde son dönemde en çok endişe duyduğu konuların başında akran zorbalığının geldiğini belirten Balaban, bu durumun hukuki açıdan ciddi sonuçları olabileceğini söyledi.
Balaban, akran zorbalığının çoğu zaman hafife alındığını ancak hukuki boyutta bunun yaralama, hakaret hatta ağır vakalarda öldürmeye kadar varabilen suçlara dönüşebildiğini belirtti.
“Akran zorbalığı dediğimiz olay genellikle 12 yaş altındaki çocuklar arasında görülür. Ancak 12 yaşından sonra cezai ehliyet söz konusu olur ve burada artık bir suç oluşur.”
“Çocuk istismarı konusunda herkes dikkatli olmalı”
Son yıllarda sıkça gündeme gelen çocuk istismarı konusuna da değinen Balaban, ailelerin bu konuda daha bilinçli olması gerektiğini ifade etti.
“Bu konu hepimizi derinden üzüyor. Zararı kimin vereceğini her zaman öngörmek mümkün olmuyor. Bu nedenle ailelerin çok bilinçli olması gerekiyor. Çocukların doğru şekilde yönlendirilmesi önemli. Ancak burada bazen farklı bir sorun da ortaya çıkabiliyor. Çocuklar bazen sevgi ve takdir dokunuşlarını bile yanlış anlayabiliyor. Bu nedenle ailelerin önce kendilerini geliştirmesi, ardından çocuklarını bilinçlendirmesi gerekiyor.”
“Çocukların sesini yeterince duymuyoruz”
Toplumun çocuklara yeterince kulak vermediğini düşündüğünü belirten Balaban, bunun önemli nedenlerinden birinin ekonomik koşullar olduğunu söyledi.
“Bugün birçok anne ve baba günde 12-15 saat çalışıyor. Eve geldiklerinde çocuklarına yeterince zaman ayıramıyorlar. Bu durum hem ekonomik hem sosyal bir sorunu beraberinde getiriyor. Bunun yanında eğitim sistemini de sorgulamamız gerekiyor. 12 yaşındaki bir çocuğun LGS stresini yaşaması eğitim sisteminde de bir problem olduğunu gösteriyor. Çocukların sesi toplumda yeterince duyulmuyor. Çoğu zaman sadece özel günlerde hatırlanıyorlar.”
“Dijital çağdaki tehlike artık evimizin içinde”
Dijital dünyanın çocuklar için yeni riskler oluşturduğunu vurgulayan Balaban, sosyal medyada kimliklerin gizlenebilmesinin büyük tehlike yarattığını ifade etti.
“Dijital çağ başlı başına bir risk oluşturuyor. İnsanlar yüz yüze söyleyemeyecekleri şeyleri sosyal medyada çok rahat dile getirebiliyor. Önceden tehlike sadece sokaktaydı, şimdi ise evimizin içinde. Çocuklarımızı adeta gözümüzden sakınmamız gereken bir dönemdeyiz.”
“Siber zorbalık ciddi bir hukuki mesele”
21 yıllık avukatlık deneyimi olduğunu belirten Balaban, çocukların karıştığı suçların yıllar içinde değiştiğini de dile getirdi.
“Mesleğe başladığım ilk yıllarda çocukların karıştığı olaylar daha çok küçük hırsızlıklar olurdu. Bugün ise dijital dünyadan kaynaklanan suçlar karşımıza çıkıyor. Özel hayatın gizliliği, fotoğrafların paylaşılması, tehdit ve şantaj gibi ciddi suçların çocuklar arasında da yaygınlaştığını görüyoruz.”
“Okullarda bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz”
Eskişehir Barosu Çocuk Hakları Komisyonu olarak okullarla iş birliği içerisinde çalışmalar yürüttüklerini belirten Balaban, ilkokul ve ortaokullarda çocuk hakları ve akran zorbalığı konusunda eğitimler verdiklerini söyledi.
Ancak bu çalışmaların tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Balaban, çocuk hakları bilincinin toplumun tüm kesimlerine yayılması gerektiğini ifade etti.

