CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, son günlerde Tepebaşı ve Odunpazarı belediyelerine ilişkin servis edilen iddianameler üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin kapsamlı bir kamuoyu açıklaması yaptı. Yalaz, sürecin hukuki olmaktan çıkarılarak bilinçli şekilde siyasi bir tartışma zeminine çekildiğini savundu.
Yalaz, açıklamasında yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusundaki tartışmalara dikkat çekerek, muhalefet belediyelerine yönelik her idari sürecin ceza soruşturmasına dönüştürülmesinin kamuoyunda ciddi kaygılar yarattığını ifade etti.
“Ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı yoktur. Ortada hüküm yoktur. Ortada yalnızca iddialar vardır. Buna rağmen masumiyet karinesi hiçe sayılarak kamuoyunda bir mahkûmiyet algısı oluşturulmaktadır” diyen Yalaz, sürecin açık bir itibarsızlaştırma operasyonuna dönüştürüldüğünü söyledi.
“Tepebaşı dosyası imar denetimi üzerinden çarpıtılıyor”
Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik iddialara da değinen Yalaz, davanın ruhsata aykırı eklentilere ilişkin yapılan yıkım işlemlerinden kaynaklandığını belirtti. Belediyenin CİMER başvuruları, kolluk tespitleri ve yoğun şikâyetler üzerine yasal sorumluluğunu yerine getirdiğini ifade eden Yalaz, şunları söyledi:
“Ahmet Başkan ve bazı bürokratlar, yıkmaları gereken kaçak bir yapıyı yıktıkları için yargılanıyorlar. Bir belediyenin asli görevi olan imar düzenini sağlama sorumluluğu bugün suç gibi sunulmaktadır. Oysa yapılan işlem kamusal bir görevdir.”
“Odunpazarı’nda ihale şeffaf ve kamu yararınadır”
Odunpazarı Belediyesi’ne yönelik iddiaların ise teknik bir ihale sürecinin ‘ihaleye fesat’ gibi ağır bir suçlamaya dönüştürüldüğünü belirten Yalaz, ihalenin tüm yasal prosedürlere uygun şekilde yapıldığını vurguladı.
Söz konusu akaryakıt istasyonu ihalesinde rekabetin sağlandığını, canlı yayınlandığını ve Sayıştay raporlarında kamu zararı olmadığının açıkça ortaya konulduğunu belirten Yalaz, “Aylık 65 bin TL muhammen bedel, rekabet sonucu 130 bin TL’ye çıkmıştır. 5 milyon TL peşinat alınmıştır. Ortada zarar değil, açık şekilde kamu menfaati vardır” dedi.
“Kayyum senaryoları bilinçli biçimde servis ediliyor”
Açıklamasında “kayyum” iddialarına da sert tepki gösteren Yalaz, bu söylemlerin bilinçli biçimde dolaşıma sokulduğunu savunarak şöyle konuştu:
“Seçimle yenemeyenler, masa başı senaryolarla algı üretmeye çalışıyor. Belediyelerimiz görev yapınca suçlanıyor, gelir artırınca suçlanıyor, denetim yapınca hedef alınıyor. Bu tablo hukuk devleti değil, siyasetin yargı üzerinden dizayn edilmesidir.”
“Canlı yayında tartışmaya hazırız”
Yalaz, AK Parti yöneticilerine de açık çağrıda bulunarak, hukuki ve siyasi boyutların canlı yayında tartışılmasını istedi:
“En iyi hukukçularınızı getirin, canlı yayında hukuki boyutuyla tartışalım. En iyi politikacılarınızı getirin, siyasi boyutunu konuşalım. En büyük tartı halkın vicdanıdır. Biz o tartıdan da, hukuki yargılamalardan da korkmayız.”
Açıklamasının sonunda Yalaz, Ahmet Ataç ve Kazım Kurt başta olmak üzere davalarda adı geçen tüm bürokratların yanında olduklarını vurgulayarak şu ifadelerle sözlerini tamamladı:
“Alnımız açık, başımız diktir. Korkmadan, yılmadan Eskişehir halkına hizmet etmeye ve mücadeleye devam edeceğiz.”
